Bir sanığın, hırsız zannıyla ateş ederek eşini öldürdüğü olayda, sanığa 'parasomnia' (uyku bozukluğu) ve 'anksiyete bozukluğu' tanıları konulmasını içeren bir psikiyatrik rapor dosyaya sunulmuştur. Bu tür bir raporun, sanığın ceza sorumluluğunun değerlendirilmesindeki potansiyel etkileri neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #33644

Makalede (Suçun Nitelikli Halinde Hataya Düşülmesi), böyle bir raporun dosyaya sunulduğu belirtilmekle birlikte, kararın tahlilinde bu raporun sonucuna doğrudan değinilmemiştir. Ancak genel ceza hukuku prensipleri çerçevesinde, böyle bir raporun potansiyel etkileri şunlar olabilir: 1. **Kusur Yeteneği:** TCK m.32 (Akıl hastalığı) veya m.34 (Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma) kapsamında, sanığın fiili işlediği sırada algılama veya irade yeteneğinin önemli derecede azalmış veya ortadan kalkmış olup olmadığı değerlendirilebilir. Eğer bu durum tespit edilirse, sanığa ceza verilmeyebilir veya cezasında indirim yapılabilir. 2. **Hatanın Niteliği:** Sanığın anksiyete ve uyku bozukluğu, hırsız girdiği zannına kapılmasındaki hatasının 'kaçınılmaz' olup olmadığının (TCK m.30/3) değerlendirilmesinde dikkate alınabilir. Yani, bu rahatsızlıkların, sanığın olay anındaki algısını ve tepkisini normal bir insandan farklı kıldığı ve hatasını kaçınılmaz hale getirdiği iddia edilebilir. Ancak incelenen YCGK kararında, mahkemenin 'sanığın ceza ehliyetini ve sorumluluğunu etkileyecek herhangi bir rahatsızlığı olmadığı' kabulüyle hareket ettiği ve bu savunmaya itibar etmediği anlaşılmaktadır.