Kadastro çalışmaları sırasında bir taşınmazın 'tespit dışı' bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesi talebi, HMK m. 106 kapsamında bir tespit davasına konu edilebilir mi?
Hayır, edilemez. Bu talep, bir hakkın veya hukuki ilişkinin değil, bir 'maddi vakıanın' tespitine yöneliktir. Bir taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ne gibi bir işleme tabi tutulduğu (tespit görüp görmediği, kimin adına yazıldığı veya tespit dışı bırakıldığı), kadastro müdürlüğü veya tapu müdürlüğü kayıtlarında yer alan idari bir işlemin sonucudur. Bu, HMK m. 106/3'teki 'Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.' kuralına takılır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/16370 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, davacının bu bilgiyi dava yoluyla değil, ilgili idari kurum olan kadastro müdürlüğünden öğrenmesi gerekir. Bu nedenle, bu tür bir taleple açılan dava, hukuki yarar yokluğundan reddedilmelidir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)