Tefecilik suçu (TCK m. 241) ile bağlantılı olarak, tefeciden borç alan kişinin ödediği fahiş faizleri geri isteme hakkı, hangi hukuki temele dayanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336406

Bu hak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) genel hükümlerine, özellikle de 'sebepsiz zenginleşme' (TBK m. 77 vd.) ve 'sözleşmenin kesin hükümsüzlüğü' (TBK m. 27) kurumlarına dayanır. Tefecilik ilişkisi, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğu için, bu ilişkiye dayanan faiz anlaşması TBK m. 27 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür (batıldır). Hukuken geçersiz bir sözleşmeye dayanarak yapılan ödemeler, 'hukuki bir sebep olmaksızın' yapılmış sayılır. Dolayısıyla, borçlunun ödediği ve yasal faiz oranlarını aşan fahiş faiz tutarları, tefecinin malvarlığında 'sebepsiz bir zenginleşme' oluşturur. Borçlu, bu sebepsiz zenginleşmeye dayanarak, ödediği haksız faizlerin iadesi için hukuk mahkemesinde alacak davası açabilir. (Bkz: Yargıtay 9. CD, 2020/452 E., 2020/1246 K. kararındaki atıf; barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html)