Kısmi dava açılabilen hallerde, HMK m. 107/3 uyarınca tespit davası da açılabilmesi, davacıya ne gibi bir avantaj sağlar?
Bu düzenleme davacıya önemli bir stratejik avantaj sağlar. Alacağının tamamını veya bir kısmını eda davası olarak açmak yerine, sadece alacağının varlığına ve/veya miktarına ilişkin bir tespit davası açabilir. Bu durumun avantajları şunlardır: 1) Daha Düşük Yargılama Gideri: Tespit davası, genellikle alacağın tamamı üzerinden değil, daha düşük bir harç üzerinden açılabilir. Davanın kaybedilmesi durumunda karşı tarafa ödenecek vekalet ücreti de daha düşük olur. Bu, davacı için dava açma riskini azaltır. 2) Delil Durumunu Görme: Davacı, yüksek masraflı bir eda davasına girmeden önce, elindeki delillerin mahkeme tarafından nasıl değerlendirileceğini ve uyuşmazlığın esası hakkında mahkemenin nasıl bir kanaate varacağını görme imkanı bulur. Tespit davası lehine sonuçlanırsa, bu karara dayanarak daha sonra alacağının tahsili için icra takibi başlatabilir veya eda davası açabilir. (Bkz: Yargıtay 10. HD, 2016/17097 E., 2019/3591 K.; barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)