Resmi belgede fikri sahtecilik (TCK m. 204/2) özgü bir suç olduğuna göre, bu suçun 'dolaylı faillik' (TCK m. 37/2) yoluyla işlenmesi teorik olarak mümkün müdür? Makaledeki tartışmayı açıklayınız.
Dolaylı faillik, bir kişinin, suçun kanuni tanımındaki fiili bizzat gerçekleştirmeyen ancak bir başkasını 'araç olarak kullanarak' suçu işletmesidir. Özgü suçlarda dolaylı failliğin mümkün olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. Resmi belgede fikri sahtecilik açısından bu, kamu görevlisi olmayan bir sivilin, suçu işleme kastı olmayan veya hataya düşürdüğü bir kamu görevlisini 'araç olarak kullanarak' gerçeğe aykırı belge düzenletmesi anlamına gelir. Makalede bu ihtimal tartışılmıştır. Eğer kamu görevlisi, sivilin hilesiyle hataya düşürülmüşse (TCK m. 30), kastı olmadığı için sorumlu olmaz. Bu durumda, kamu görevlisini bir araç gibi kullanan sivil kişinin dolaylı fail olarak TCK m. 204/2'den sorumlu tutulması gerektiği savunulabilir. Ancak bu, suçun 'özgü suç' niteliği ile çelişir, çünkü fail kamu görevlisi değildir. Yargıtay'ın bu konudaki kararları çelişkili olup, genellikle bu durumda sivil kişinin TCK m. 204/1 veya 206'dan sorumlu tutulması eğilimi daha baskındır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/resmi-belgede-fikri-sahtecilik)