Zorunlu müdafilik (CMK m. 150/3) kuralının, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca bir iç hukuk normu haline gelen AİHS m. 6 ile birlikte yorumlanması, kuralın uygulama alanını nasıl etkilemelidir?
Anayasa m. 90/son fıkrasına göre, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası andlaşmalarla (AİHS gibi) kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda, uluslararası andlaşma hükümleri esas alınır. AİHS m. 6, adil yargılanma hakkını güvence altına alır ve bu hakkın en geniş şekilde yorumlanması esastır. CMK m. 150/3'ün, sanığın aleyhine olacak şekilde dar yorumlanması (örneğin, nitelikli halleri dikkate almayarak zorunlu müdafilik kapsamını daraltmak), AİHS m. 6'daki savunma hakkının ruhuna aykırıdır. Bu nedenle, CMK m. 150/3 yorumlanırken, Anayasa m. 90 gereği, AİHS m. 6'nın sağladığı güvenceler ve AİHM'nin 'hakkın etkili kullanımı' ilkesi göz önünde bulundurulmalı ve kural, her zaman sanığın savunma hakkını en üst düzeyde koruyacak şekilde, yani 'lehe yorum' ilkesi doğrultusunda geniş yorumlanmalıdır. Bu yorum, nitelikli haller nedeniyle ceza tehdidi artan sanığın da zorunlu müdafi yardımından yararlanmasını gerektirir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/suc-duyurusunda-bulunan-hakimin-daha-sonra-yargilamaya-bakan-hakim-olmasi-ile-dosyası-tefrik-edilen-sanik-bakimindan-daha-once-karar-veren-hakimin-davaya-bakmasinin-hakimin-tarafsizligi-bakimindan-degerlendirilmesi, karşı oydaki AİHS atfı)