Bir davanın, HMK m. 114'te sayılan dava şartlarından biri olan 'derdestlik' (aynı davanın daha önce açılmış ve halen görülmekte olması) nedeniyle reddedilmesi ile 'hukuki yarar yokluğu' nedeniyle reddedilmesi arasında ne fark vardır?
Her ikisi de davanın usulden reddine neden olan dava şartı noksanlıkları olmakla birlikte, temel fark reddin dayandığı olgudadır: - Derdestlik (HMK m. 114/1-ı): Tamamen şekli bir incelemeye dayanır. Mahkeme, daha önce aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayalı olarak, aynı konuda açılmış ve halen görülmekte olan bir dava olup olmadığını kontrol eder. Eğer varsa, ikinci davayı derdestlik nedeniyle usulden reddeder. Burada davanın esasına veya davacının menfaatine girilmez. - Hukuki Yarar Yokluğu (HMK m. 114/1-h): Daha maddi ve içeriğe ilişkin bir incelemeyi gerektirir. Mahkeme, davacının bu davayı açmakta korunmaya değer, güncel ve meşru bir menfaatinin olup olmadığını değerlendirir. Örneğin, eda davası açabilecekken tespit davası açması gibi durumlarda, davanın içeriğine bakarak hukuki yararın bulunmadığına karar verir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/1004 E. sayılı kararında, mahkemenin derdestlikten ret kararının yanlış olduğu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiği belirtilerek bu ayrıma işaret edilmiştir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-106-tespit-davasi.html)