Kamu görevlisinin, içeriği gerçeğe aykırı bir belgeyi 'kasten' düzenlediği ancak bu eylemini 'esaslı bir hataya' düşerek gerçekleştirdiği durumda, TCK m. 30/1 kapsamında sorumluluğu nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336395

TCK m. 30/1, 'suçun maddi unsurlarında hata' halini düzenler. Bir kamu görevlisinin, gerçeğe aykırı bir durumu bilerek ve isteyerek (kasten) belgeye geçirmesi, kural olarak TCK m. 204/2'deki fikri sahtecilik suçunu oluşturur. Ancak, eğer kamu görevlisi, bu gerçeğe aykırı durumu oluşturan temel vakıa hakkında 'esaslı bir hataya' düşmüşse, kastı ortadan kalkar. Örneğin, A şahsının, kendisini B şahsı olarak tanıtarak ve sahte belgeler sunarak kamu görevlisini yanılttığını ve görevlinin de bu hile sonucu, A'nın aslında B olduğuna inanarak bir belge düzenlediğini varsayalım. Burada kamu görevlisi, belgedeki kişi bilgisinin gerçeğe aykırı olduğunu bilmemekte, yani 'suçun maddi unsurunda' (belgenin içeriğinin gerçeğe aykırılığı) hataya düşmektedir. Bu hata esaslı olduğu için, TCK m. 30/1 uyarınca kamu görevlisinin kastı ortadan kalkar ve sahtecilik suçundan sorumlu tutulmaz. Bu durumda sorumluluk, hile yapan sivil kişiye (dolaylı fail olarak) yönelebilir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/resmi-belgede-fikri-sahtecilik)