Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararlarında, tutuklu sanığa müdafi atanması zorunluluğunu CMK m.101/3'e dayandırmasının, metnin yazarı tarafından neden hatalı bir gerekçe olarak nitelendirildiğini açıklayınız.
Metnin yazarına göre bu gerekçe hatalıdır çünkü CMK m. 101/3, sadece 'ilk tutuklama istenildiğinde' sorgu anı için geçerli olan, işleme özgü bir zorunluluktur. Bu madde, tutuklama kararı verildikten sonraki kovuşturma aşamasını kapsamaz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise, kovuşturma aşamasında tutuklu olarak yargılanan bir sanığın sorgusunun müdafi olmadan yapılmasını bozarken, bu duruma CMK m. 101/3'ü dayanak göstermiştir. Yazar, Daire'nin bu maddeyi uygulama alanının dışına taşıyarak genişletici ve hatalı bir yorum yaptığını savunmaktadır. Yazara göre, eğer kovuşturma aşamasında bir zorunluluk aranacaksa, bunun dayanağı CMK m. 101/3 değil, genel zorunlu müdafilik hükmü olan CMK m. 150/3 olmalıdır. (Kaynak: 05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)