Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, zorunlu müdafilik için suçun 'temel şeklinin' esas alınacağı yönündeki yorumu, 'aynı suç sayılma' ilkesiyle nasıl bir çelişki yaratmaktadır?
TCK m. 43/3'ün son cümlesinde, '...bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır' hükmü yer almaktadır. Bu ilke, bir suçun basit hali ile nitelikli halinin tek bir suçun farklı görünümleri olduğunu ifade eder. YCGK kararının karşı oyunda da belirtildiği gibi, madem ki bir suçun temel şekli ile nitelikli hali 'aynı suç' sayılmaktadır, o halde zorunlu müdafilik gibi bir güvencenin uygulanmasında bu suçun sadece temel şekline bakıp, cezasını ağırlaştıran ve fiilin haksızlık içeriğini artıran nitelikli halini yok saymak, 'aynı suç sayılma' ilkesiyle çelişir. Sanık, suçun nitelikli halinden yargılanmakta ve o ceza tehdidi altında bulunmaktadır; dolayısıyla savunma hakkına ilişkin güvencelerin de bu bütüncül 'aynı suça' göre belirlenmesi gerekir. (Kaynak: 05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)