Birleşen bir tespit davasında, davacının aynı iddiaları asıl eda davasında 'savunma' olarak ileri sürebilecek olması, tespit davası açmaktaki hukuki yararını nasıl etkiler? Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/3679 K. sayılı kararı bu konuda ne söylemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336302

Birleşen davada ileri sürülen taleplerin, asıl davada savunma olarak ileri sürülebilecek olması, tespit davası açmaktaki hukuki yararın bulunmadığı anlamına gelir. Yargıtay'ın anılan kararında, müşterek hesaptaki paranın tamamının kendisine ait olduğunun tespiti için birleşen dava açan davacının, bu iddiasını zaten asıl alacak davasında bir savunma olarak ileri sürebileceği belirtilmiştir. Bir hakkı veya hukuki durumu korumak için daha doğrudan ve kesin bir yol (eda davasında savunma yapmak) varken, ayrı bir tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yarar (HMK m. 106/2) yoktur. Bu nedenle mahkemenin, birleşen davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmesi gerektiği ifade edilmiştir. (Kaynak: hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html)