Aynı işte hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde görev yapan hakimin durumu, CMK m. 23/2'ye göre nasıl bir sonuç doğurur? Metinde, bu kuralın 'kişinin kendi davasının yargıcı olamayacağı' ilkesiyle ilişkisi nasıl kurulmuştur?
CMK m. 23/2, 'Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hakim, kovuşturma evresinde görev yapamaz.' diyerek mutlak bir yasaklılık hali öngörmüştür. Bu kurala aykırı olarak hakimin yargılamaya katılması, adil yargılanma hakkının ihlali ve mutlak bozma nedenidir. Metindeki Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararının karşı oyunda, bu kuralın temelinde 'kişinin kendi davasının yargıcı olamayacağı' (nemo iudex in causa sua) evrensel hukuk ilkesinin yattığı belirtilmiştir. Soruşturma evresinde delil toplayan, sorgu yapan bir hakimin, olay hakkında bir ön kanaat oluşturması ve kovuşturma evresinde artık tarafsız kalamayacağı varsayılır. Bu durum, AİHM içtihatlarında da vurgulanan hakimin objektif tarafsızlığının bir gereğidir. (Kaynak: suc-duyurusunda-bulunan-hakimin-daha-sonra-yargilamaya-bakan-hakim-olmasi-ile-dosyasi-tefrik-edilen-sanik-bakimindan-daha-once-karar-veren-hakimin-davaya-bakmasinin-hakimin-tarafsizligi-bakimindan-degerlendirilmesi)