Metindeki YCGK'nın 05.11.2020 tarihli kararına göre, sanığın müdafi talebinde bulunmayıp savunmasını bizzat yapacağını beyan etmesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada neden müdafi atanmasını gerektirmeyen bir durum olarak kabul edilmiştir?
YCGK'nın çoğunluk görüşüne göre, CMK m. 150/3 uyarınca zorunlu müdafilik, ceza alt sınırı 'beş yıldan fazla' olan suçlar için geçerlidir. Kurul, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun (TCK m. 314/2) temel ceza alt sınırının 5 yıl olduğunu, 3713 sayılı Kanun'dan kaynaklanan artırımın bu hesaplamada dikkate alınmayacağını kabul etmiştir. Temel cezanın alt sınırı 'beş yıldan fazla' olmadığı için, bu suçun zorunlu müdafilik kapsamında olmadığına karar vermiştir. Zorunlu müdafilik hali bulunmadığı için de, sanığın müdafi istememe yönündeki iradesine üstünlük tanınması gerektiği ve müdafi atanmadan yargılama yapılmasının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. (Kaynak: 05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)