Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki karşı oyda, sanığın ilk derece mahkemesinde müdafi istemediğini beyan etmesi, zorunlu müdafilik tartışmasında nasıl bir argüman olarak kullanılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336234

Karşı oyda, AİHS ve AİHM içtihatlarına (Zana/Türkiye kararı) atıf yapılarak, Sözleşme ile güvence altına alınan haklardan vazgeçmenin 'açıkça söylenmesi' ile mümkün olabileceği belirtilmiştir. Sanık, mahkemede hakları hatırlatıldığında müdafi istemediğini açıkça beyan etmiştir. Karşı oy, isteme bağlı müdafilik söz konusu olan (yani zorunlu müdafilik hali olmayan) bir durumda, sanığın talebi olmaması nedeniyle müdafi atanmamasının Anayasa m. 36 veya AİHS m. 6'ya aykırılık teşkil etmediğini savunmuştur. Bu argüman, çoğunluğun 'tutukluluk hali tek başına müdafi zorunluluğu gerektirir' şeklindeki genişletici yorumuna karşı, sanığın iradesine üstünlük tanınması gerektiğini vurgulamak için kullanılmıştır. (Kaynak: 05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri)