Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/6682 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin 'tavzih talebinin reddi'ne ilişkin ek kararına karşı istinaf yoluna başvurulması neden hatalı bulunmuştur? Bu tür ek kararlar hangi kanun yoluna tabidir?
Kararda bu durum hatalı bulunmuştur çünkü ek kararların tabi olacağı kanun yolu, esas kararın tabi olduğu kanun yoludur. Somut olayda, esas boşanma kararı Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden (20.07.2016) önce, 11.11.2009 tarihinde verilmiştir. HMK'nın geçici 3. maddesi uyarınca, bu tarihten önce verilen kararlar için kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HUMK'un temyize ilişkin hükümleri uygulanır. Dolayısıyla, asıl karar 'temyiz'e tabi olduğu için, bu karara ilişkin verilen tavzih talebinin reddi kararı da 'temyiz'e tabidir, istinafa değil. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesi yapması hatalı bulunmuş ve kararı kaldırılarak dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi sağlanmıştır. (Kaynak: hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html)