Hırsızlık suçunun manevi unsuru olan 'kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla' hareket etme şartı nasıl yorumlanmalıdır? Sadece zarar verme amacıyla bir malın alınması bu suçu oluşturur mu? Metindeki tartışmayı özetleyiniz.
Metinde bu konunun tartışmalı olduğu belirtilmiştir. Bir görüşe göre, bu ifade suçun özel kastla işlenebileceğini gösterir ve yarar sağlama maksadı yoksa hırsızlık suçu oluşmaz. Bu görüşe göre, sadece zarar verme amacıyla malın alınması hırsızlık değil, mala zarar verme suçunu oluşturur. Metnin yazarı ise, kanun koyucunun sadece 'yarar' ifadesini kullandığını, bunun maddi veya manevi olabileceğini, bu nedenle zarar verme kastıyla hareket eden failin dahi eyleminden manevi bir tatmin (yarar) sağladığı için TCK m. 141'in uygulanabileceğini savunmaktadır. Ayrıca kleptomani (hırsızlık hastalığı) örneğinde de failin ihtiyacı olmasa da kontrolsüz sahip olma isteğinin manevi bir yarar sağladığı ve suçun oluştuğu belirtilmiştir. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html)