Hakimin tarafsızlığına ilişkin sorunlarda, CMK m. 24 uyarınca 'hakimin reddi' isteminin süreye tabi olması, adil yargılanma hakkı açısından nasıl bir probleme yol açabilir? Metnin yazarı bu sorunun çözümü için ne önermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336153

CMK m. 25'e göre hakimin reddi talebi belirli sürelere tabidir (genellikle sanığın sorgusu başlayıncaya kadar veya ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde). Bu süreler geçirildikten sonra ret talebinde bulunulamaması, hakimin tarafsızlığına ilişkin bir şüphe olsa bile yargılamanın bu şekilde devam etmesine neden olur. Bu durum, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkını imkansız hale getirebilir. Metnin yazarı, bu sorunun çözümü için, suç duyurusunda bulunan hakimin davaya bakmasının veya tefrik edilen sanığın davasına aynı hakimin bakmasının, Anayasa m. 36 (adil yargılanma hakkı), m. 9 (yargı yetkisi) ve m. 138 (mahkemelerin bağımsızlığı) gibi temel anayasal ilkeler uyarınca 'mutlak yasaklılık' hali olarak kabul edilmesini önermektedir. Böylece bu durum, süreye tabi bir ret sebebi olmaktan çıkıp, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek bir hukuka aykırılık haline gelir. Ayrıca yazar, CMK m. 22 veya m. 23'e bu durumu açıkça ekleyecek bir yasal değişiklik yapılmasını da önermektedir. (Kaynak: suc-duyurusunda-bulunan-hakimin-daha-sonra-yargilamaya-bakan-hakim-olmasi-ile-dosyasi-tefrik-edilen-sanik-bakimindan-daha-once-karar-veren-hakimin-davaya-bakmasinin-hakimin-tarafsizligi-bakimindan-degerlendirilmesi)