Gizli soruşturmacı tedbirine (CMK m.139) başvurulabilmesi için aranan 'başka yollardan delil elde etme imkanının bulunmaması' şartı ne anlama gelmektedir? Bu şartın ihlal edilmesi durumunda elde edilen delilin hukuki durumu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #33613

Makalede (Gizli Soruşturmacı Nedir?) bu şart, gizli soruşturmacı tedbirinin 'tali' (ikincil) nitelikte bir tedbir olmasıyla açıklanmıştır. Bu, soruşturmayı yürüten makamların, öncelikle daha az müdahaleci ve genel soruşturma yetkileri (tanık dinleme, arama, teknik takip vb.) ile delil elde etmeye çalışması gerektiği anlamına gelir. Ancak bu yollarla delil elde etmek mümkün değilse veya çok zorsa (örneğin, kapalı ve hiyerarşik bir suç örgütünün içine sızmadan delil elde edilemiyorsa), son çare olarak gizli soruşturmacı tedbirine başvurulabilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2024/17883 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, genel soruşturma usulleri ile delil elde etme imkanı varken bu tedbire başvurulması hukuka aykırıdır. Bu şartın ihlal edilmesi, yani başka yollarla delil elde etme imkanı varken gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, bu yolla elde edilen delilleri hukuka aykırı hale getirir ve CMK m.217 uyarınca bu deliller hükme esas alınamaz.