TCK m. 146'da düzenlenen 'kullanım hırsızlığı', temel hırsızlık suçundan (TCK m. 141) hangi manevi unsurla ayrılır ve yaptırımı nasıldır?
Kullanım hırsızlığı (TCK m. 146), temel hırsızlık suçundan failin 'kastı' (manevi unsuru) ile ayrılır. Temel hırsızlık suçunda fail, malı 'kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla', yani malı kalıcı olarak mülkiyetine geçirme veya ondan sürekli faydalanma kastıyla alır. Kullanım hırsızlığında ise failin kastı, malı mülk edinmek değil, 'geçici bir süre kullanıp zilyedine iade etmek'tir. Örneğin, bir kişinin bisikleti sadece bir yere gidip gelmek amacıyla izinsiz alıp, işi bitince aldığı yere bırakması kullanım hırsızlığıdır. Bu özel kast nedeniyle, kullanım hırsızlığının yaptırımı daha hafiftir. TCK m. 146'ya göre, bu suç şikayete bağlıdır ve verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu, kanun koyucunun, mülk edinme kastı olmayan geçici kullanımları daha az cezayı gerektiren bir haksızlık olarak gördüğünü gösterir (sen.av.tr, Hırsızlık Suçu, TCK maddesine atıf).