Adli kontrol tedbiri olarak 'konutunu terk etmemek' (ev hapsi) kararı verilen bir kişinin, bu süre zarfında uğradığı maddi (kazanç kaybı) ve manevi zararlar için tazminat talep etmesi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 16.02.2015 tarihli kararına göre mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336082

Evet, mümkündür. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin anılan kararı, bu konuda emsal niteliğindedir. Kararda, davacıya 3 yıldan uzun süre uygulanan 'her gün belirli saatlerde karakola imza atma' şeklindeki adli kontrol tedbirinin, seyahat özgürlüğünü kısıtlamayı aştığı, kişiyi fiilen özgürlükten yoksun bıraktığı ve 'ölçülülük ilkesini' ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. 'Konutunu terk etmemek' tedbiri, imza atma tedbirinden çok daha ağır ve özgürlüğü kısıtlayıcı bir nitelik taşıdığından, bu kararın mantığı ev hapsi için de evleviyetle geçerlidir. Uzun süreli ve ölçüsüz bir ev hapsi uygulaması nedeniyle kişinin çalışamaması sonucu uğradığı maddi zararlar (kazanç kaybı) ve yaşadığı manevi sıkıntılar için, CMK m. 141'e 2014'te eklenen 3. fıkra da gözetilerek, Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği bu karardan çıkan bir sonuçtur (barandogan.av.tr, CMK Madde 109).