Makalede (Bireysel Başvuru Yollarının Güncel Sorunları) 'özgürlükçü anlayış' ile 'güvenlikçi anlayış' arasında nasıl bir denge kurulması gerektiği savunulmaktadır? Bu dengenin bozulmasının sonuçları ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #33607

Makalenin sonuç bölümünde, bir dönem hız kazanan özgürlükçü anlayışın, zamanla otoriterleşme eğilimleri ve yaşanan olaylar nedeniyle yerini güvenlikçi politikalara bırakma eğilimi gösterdiği belirtilmektedir. Makalede, hem özgürlük hem de güvenliğin birlikte önemli olduğu kabul edilmekle birlikte, 'güvenlikçi anlayış için özgürlükçü anlayışın terkinin, kaçınılmaz olarak kişi hak ve özgürlüklerinin kaybedilmesine veya erozyona uğramasına yol açacağı' vurgulanmaktadır. Kişi hak ve özgürlüklerinin asla terk edilemeyeceği, İHAM ve AYM gibi mahkemelerin bu hakların koruyucusu olduğu ve bu rolleri nedeniyle eleştirilseler de, bu mahkemelerden kopulmaması, yetkilerinin kısıtlanmaması gerektiği savunulmaktadır. Denge, yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve kararların derhal infazı ile sağlanabilir. Bu dengenin bozulması, keyfiliğin ve denetimsizliğin hüküm sürdüğü bir hukuk düzeni yaratır.