Bir hırsızlık olayında, failin malı çalarken mağdura yakalanması ve malı geri vererek olay yerinden ayrılması durumunda, suçun hangi aşamada kaldığı ve failin hangi hukuki müesseseden yararlanabileceği tartışılabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336066

Bu durumda iki olasılık tartışılabilir: 1) Teşebbüs ve Etkin Pişmanlık: Fail, malı zilyedin hakimiyetinden çıkarıp kendi hakimiyetine sokamadan yakalanmışsa, eylem 'teşebbüs' (TCK m. 35) aşamasında kalmıştır. Malı yakalandıktan sonra iade etmesi ise, suç tamamlanmadığı için TCK m. 168 kapsamındaki etkin pişmanlık olarak değil, cezanın bireyselleştirilmesinde TCK m. 62 (takdiri indirim) kapsamında lehine bir durum olarak değerlendirilebilir. 2) Gönüllü Vazgeçme: Eğer fail, yakalanma veya zorunluluk olmadan, kendi iradesiyle malı geri verip suçu tamamlamaktan vazgeçerse, bu durum 'gönüllü vazgeçme' (TCK m. 36) olarak değerlendirilebilir. Bu durumda fail, hırsızlık suçundan cezalandırılmaz; o ana kadar işlediği fiiller (örneğin konut dokunulmazlığını ihlal) ayrı bir suç oluşturuyorsa sadece ondan ceza alır. Somut olayda 'yakalanması' ifadesi, eylemin failin iradesi dışında son bulduğunu gösterdiği için, durumun teşebbüs olarak nitelendirilmesi daha olasıdır (sen.av.tr, Hırsızlık Suçu).