Bir hakimin CMK m. 22 uyarınca davaya bakmasının yasak olduğu bir durumun (örneğin sanıkla akrabalık) yargılamanın ilerleyen bir aşamasında fark edilmesi halinde ne olur? Bu yasaklılık hali ileri sürülmediği takdirde ortadan kalkar mı?
CMK m. 22'de sayılan haller (suçtan zarar görme, belirli derecede akrabalık vb.) 'mutlak yasaklılık' halleridir. Bu haller, kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Bu yasaklılık hali, ileri sürülmediği veya tarafların rıza gösterdiği iddiasıyla ortadan kalkmaz. Yargılamanın ilerleyen bir aşamasında böyle bir durum fark edilirse, hakimin derhal davadan çekilmesi gerekir. Çekilmezse, bu durumun varlığına rağmen verilen hüküm, kanun yolunda mutlak bir bozma nedenidir (CMK m. 289/1-a: 'Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması'). Makalede de 'Hakimin yasaklılığı her zaman ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecektir' denilerek bu durumun süreye tabi olmadığı vurgulanmıştır (sen.av.tr, Suç Duyurusunda Bulunan Hakim...).