Tefecilik suçunda, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, aynı fiiller nedeniyle daha önce başka bir mahkemede kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı varsa, bu durumun cezanın belirlenmesinde (özellikle zincirleme suç ve hukuki kesinti açısından) nasıl bir etkisi olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336048

Bu durum, cezanın belirlenmesinde kritik bir rol oynar. Eğer sanık hakkında daha önceki tefecilik eylemleri nedeniyle bir iddianame düzenlenip dava açılmış ve bu dava kesinleşmişse, bu iddianame tarihi, zincirleme suç (TCK m. 43) uygulaması açısından bir 'hukuki kesinti' oluşturur. Yani, iddianame tarihinden önceki tüm eylemler bir zincirleme suç, iddianame tarihinden sonraki eylemler ise yeni ve ayrı bir zincirleme suç olarak kabul edilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/15450 K. sayılı kararında bu ilke detaylıca açıklanmıştır. Mahkemenin, yeni davaya konu eylemlerin, kesinleşen dava konusu eylemlerle birlikte tek bir zincirleme suç oluşturup oluşturmadığını, araya hukuki kesinti girip girmediğini değerlendirmesi gerekir. Eğer yeni eylemler, hukuki kesintiden önceki eylemlerin devamı niteliğindeyse ve önceki kararda zincirleme suç uygulanmamışsa, mükerrer cezalandırmayı önlemek amacıyla 'mahkumiyet hükmünün uyarlanması' veya 'cezaların mahsubu' gibi yollara başvurulması gerekebilir (barandogan.av.tr, Tefecilik Suçu).