Bir ceza davasında, sanığın sorgusunun CMK m. 147 ve 191'e uygun olarak yapılmaması, yani sanığa hakları hatırlatılmadan ve usulüne uygun sorgulanmadan yargılamaya devam edilmesi, Yargıtay tarafından nasıl bir hukuka aykırılık olarak nitelendirilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #336046

Bu durum, sanığın en temel hakkı olan savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının esaslı bir ihlali olarak kabul edilir ve mutlak bir bozma nedenidir. CMK m. 147, şüpheli veya sanığın haklarını (müdafiiden yararlanma, susma, delil toplanmasını isteme vb.) düzenler. CMK m. 191 ise duruşmanın başlamasıyla birlikte sanığın kimlik tespiti yapıldıktan sonra iddianamenin okunmasını ve sanığa hakları hatırlatılarak sorgusuna geçilmesini emreder. Bu usuli güvencelere uyulmaması, savunmanın temelini sakatlar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/15780 K. sayılı kararında, görevsiz mahkemede sorgusu yapılan sanığın, görevli mahkemede 'CMK’nın 147 ve 191. maddeleri uyarınca açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirdiğinde yöntemince sorgusunun yapılmadığı' hususu bir bozma nedeni olarak sayılmıştır. Bu, sorgunun adil yargılanmanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ve usulüne harfiyen uyulması gerektiğini göstermektedir (barandogan.av.tr, CMK Madde 215).