Adli kontrol kararı, CMK m. 109/1 uyarınca hangi temel koşulun varlığı halinde verilebilir? Bu koşul, tutuklama ile adli kontrol arasındaki ilişkiyi nasıl tanımlamaktadır?
CMK m. 109/1 uyarınca adli kontrol kararı verilebilmesinin temel koşulu, CMK'nın 100. maddesinde belirtilen 'tutuklama sebeplerinin varlığı'dır. Bu, adli kontrolün, tutuklamadan bağımsız bir tedbir olmadığını, aksine tutuklamanın bir alternatifi olduğunu gösterir. Yani, bir şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilmesi için gerekli olan 'kuvvetli suç şüphesi' ve 'bir tutuklama nedeninin (kaçma, delilleri karartma vb.) bulunması' şartları, adli kontrol kararı için de gereklidir. Ancak, bu şartlar var olsa bile, eğer tutuklama tedbiri 'ölçüsüz' olacaksa, hakim daha hafif bir tedbir olan adli kontrolü tercih edebilir. Kısacası, adli kontrol, tutuklama şartları oluşmuş ancak tutuklamanın ağır kaçacağı durumlarda devreye giren ikincil bir koruma tedbiridir (barandogan.av.tr, CMK Madde 109).