Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 01.03.2017 tarihli kararında, dolaylı anlatıma dayanan bir tanık beyanının mahkumiyet için yeterli görülmemesinin ve firari sanığın yakalanmasının beklenmesi gerektiğinin sebebi nedir?
Yargıtay kararında, sanık ...'ın mahkumiyetinin, diğer sanık ...'ın kollukta verdiği ve '...'ın silahı dayımdan aldım dediğini duydum' şeklindeki beyanına dayandırıldığı belirtilmiştir. Bu beyan, tanığın bizzat gördüğü veya yaşadığı bir olaya değil, başkasından duyduğu bir söze dayanmaktadır. Ceza muhakemesinde bu tür 'dolaylı anlatımlar' veya 'duyuma dayalı beyanlar', tek başlarına ve başka delillerle desteklenmedikçe mahkumiyet için yeterli kanıt niteliği taşımazlar. Yargıtay, bu beyanın doğruluğunun ancak asıl fail olan firari sanık ...'ın yakalanıp olayda kullanılan silahı kimden ve nasıl temin ettiğini anlatmasıyla teyit edilebileceğini belirtmiştir. Bu nedenle, delillerin doğrudanlığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkeleri gereğince, delillerin tam olarak toplanıp birlikte değerlendirilmesi için dosyanın tefrik edilerek firari sanığın dosyasının beklenmesine karar verilmiştir. Bu, dolaylı delilin tek başına hükme esas alınamayacağını gösteren bir yaklaşımdır (barandogan.av.tr, CMK Madde 109).