Bir davada, davacı doğrudan eda davası açabilecekken tespit davası açarsa, bu durumun hukuki sonucu ne olur? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/8180 K. sayılı ecrimisil tespiti davasına ilişkin kararı bu konuda ne belirtmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335997

Bir davacı, doğrudan doğruya bir şeyin verilmesini veya yapılmasını (eda) talep edebilecekken, bunun yerine sadece o hakkın varlığının tespitini isterse, kural olarak tespit davası açmakta 'hukuki yararı' yok demektir. Hukuki yarar, HMK m. 114/1-h uyarınca bir dava şartı olduğu için, yokluğu halinde dava, esasa girilmeden 'usulden reddedilir'. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 03.06.2015 tarihli kararında, davacıların ecrimisil miktarının tespitini istediği, ancak doğrudan bir ecrimisil alacağı (eda) davası açmalarının mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, davacıların tespit davası açmakta 'güncel ve hukuki yararlarının bulunmadığı' sonucuna varılarak, davanın reddedilmesi gerekirken mahkemenin tespit hükmü kurmasının hatalı olduğu ifade edilmiştir (barandogan.av.tr, HMK Madde 106).