CMK m. 109/7 hükmü, adli kontrol tedbirinin hangi özel durumda uygulanabileceğini düzenlemektedir?
CMK m. 109/7, 'Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir' hükmünü içermektedir. Bu düzenleme, bir şüpheli veya sanığın, kanunda o suç için belirlenmiş olan azami tutukluluk süresi (örneğin ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde 2 yıl + 3 yıl uzatma) dolduğu için, başka bir neden olmasa bile, serbest bırakılmak zorunda kalması durumunda uygulanır. Bu durumda, tutukluluk devam edemese de, şüphelinin/sanığın denetim altında tutulması ve yargılamada hazır bulunmasının sağlanması amacıyla mahkeme, adli kontrol tedbirlerine (yurt dışı yasağı, imza yükümlülüğü vb.) hükmedebilir. Bu, tutukluluğun sona ermesiyle ortaya çıkabilecek riskleri azaltmaya yönelik bir ara çözümdür (barandogan.av.tr, CMK Madde 109).