Gizli soruşturma yürüten bir kamu görevlisinin 'kışkırtıcı ajan' (agent provocateur) olarak nitelendirilmemesi için uyması gereken temel ilkeler nelerdir? AİHM'nin bu konudaki kriterleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #33596

Makalede (Gizli Soruşturmacı Nedir?) bu konu AİHM ve Yargıtay kararları ışığında detaylıca açıklanmıştır. Gizli soruşturmacının veya gizli soruşturma yapan kolluk görevlisinin kışkırtıcı ajan sayılmaması için temel ilke, failde önceden mevcut olmayan bir suç işleme kastı yaratmamasıdır. Görevli, kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk veya azmettirmemelidir. AİHM'nin (Teixeira de Castro/Portekiz, Hun/Türkiye kararları) ve Yargıtay'ın (Y10CD - 2023/4120 K.) benimsediği kriterler şunlardır: 1. **Pasif Davranış:** Görevli, soruşturma sırasında pasif bir davranışta bulunmanın ötesine geçmemeli, suçun işlenmesine teşvik edici bir tarzda aktif rol oynamamalıdır. 2. **Önceden Var Olan Niyet:** Görevlinin müdahalesinden önce failin suç işleme niyetinde veya hazırlığında olduğuna dair başka delillerin bulunması gerekir. Görevli, suç işlemeye niyeti olmayan birini hedef almamalıdır. 3. **Delil Üretmeme:** Görevli, sadece mevcut suçu ve delilleri tespit etmeli, kendisi delil 'üretmemelidir'. Eğer bu sınırlar aşılırsa, görevli kışkırtıcı ajan sayılır ve elde edilen deliller hukuka aykırı hale gelir, hükme esas alınamaz.