Dosyası tefrik edilen sanık bakımından, aynı dosyadaki diğer sanıklar hakkında daha önce mahkumiyet kararı vermiş olan hakimin yargılamaya devam etmesi 'hakimin tarafsızlığı' ilkesi açısından hangi sorunları doğurur? Makalede bu duruma ilişkin hangi iki zıt görüşe yer verilmektedir?
Bu durum, hakimin tarafsızlığı, özellikle de 'objektif tarafsızlık' ilkesi açısından ciddi sorunlar doğurur. Makalede bu konuda iki zıt görüşe yer verilmiştir: 1) İlk görüşe göre, aynı delilleri değerlendirerek diğer sanıklar hakkında mahkumiyet kararı veren bir hakimin, dosyası tefrik edilen sanık hakkında da benzer bir kanaate sahip olacağı ve bir nevi 'ihsas-ı rey'de (görüşünü önceden belli etme) bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durum, hakimin objektif tarafsızlığına gölge düşürür ve sanığın adil yargılanma hakkını zedeler. Bu görüşe göre, bu tür durumlarda CMK m. 24 uyarınca hakimin reddi gündeme gelmeli ve yargılamayı dosyaya daha önce temas etmemiş bir hakimin yapması gerekir. 2) Karşı görüşe göre ise, hakimin daha önce karar vermesi tek başına tarafsızlığını bozmaz. Zira hakkında karar verilmeyen sanıkla ilgili yeni deliller ortaya çıkabilir, durum değişebilir. Hakim, tefrik edilen sanığın hukuki durumu hakkında gerekçeli kararında bir değerlendirme yapmamışsa, otomatik olarak tarafsızlığını kaybettiği söylenemez. Hatta dosyayı ve delilleri bütüncül olarak bilen hakimin yargılama yapmasının, kararlar arası çelişkileri önleyeceği ve daha adil olabileceği savunulur (sen.av.tr, Suç Duyurusunda Bulunan Hakim...).