CMK m. 109/6'ya göre adli kontrol altında geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilemezken, hangi adli kontrol tedbirleri bu kuralın istisnasını oluşturur ve bu istisnaların mantığı nedir?
CMK m. 109/6'nın ilk cümlesine göre, adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Ancak aynı fıkra, bu kurala iki istisna getirmiştir: CMK m. 109/3-e'de belirtilen 'hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirleri' ve m. 109/3-j'de belirtilen 'konutunu terk etmemek' (ev hapsi) tedbirleri. Bu istisnaların mantığı, söz konusu tedbirlerin kişi özgürlüğünü diğer adli kontrol türlerine göre çok daha yoğun bir şekilde kısıtlamasıdır. Özellikle ev hapsi, kişiyi belirli bir mekanda kalmaya zorlayarak serbest dolaşım hakkını neredeyse tamamen ortadan kaldırması bakımından tutuklamaya oldukça yakın bir nitelik taşır. Bu nedenle kanun koyucu, bu ağırlaştırılmış adli kontrol türleri altında geçen sürelerin, cezanın infazından indirilmesini hakkaniyete uygun bulmuştur. Hatta 8/7/2021 tarihli değişiklikle, ev hapsinde (j bendi) geçen her iki günün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınacağı açıkça düzenlenmiştir (barandogan.av.tr, CMK Madde 109).