Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan 'HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması)' kararı, idari davada nasıl değerlendirilmelidir? Sunulan metindeki Danıştay kararı bu konuda nasıl bir yaklaşım sergilemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335937

HAGB kararı, CMK m. 231 uyarınca sanığın denetim süresi sonunda yeni bir suç işlememesi halinde hakkındaki davanın düşmesi sonucunu doğuran ve hukuki olarak bir mahkumiyet niteliği taşımayan bir karardır. Bu nedenle, tek başına HAGB kararının varlığı, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması için yeterli ve hukuka uygun bir sebep olarak kabul edilmemelidir. Metinde yer alan 'HAGB Sebebiyle Olumsuz Sonuçlananlar' başlığı altındaki emsal kararda, davacının yargılandığı fiili haksız tahrik altında işlediği, HAGB kararının verildiği ve denetim süresi sonunda davanın düştüğü belirtilerek, bu durumun güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesine neden olamayacağı sonucuna varılmıştır. Danıştay 12. Dairesi'nin 09.12.2015 tarihli kararında da, 18 yaşından küçükken işlenen bir suçtan verilen HAGB kararının, olayın özelliği ve fiilin niteliği göz önüne alındığında, güvenlik soruşturmasını olumsuz kılacak nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Bu kararlar, idarenin HAGB kararının hukuki niteliğini ve olayın somut koşullarını değerlendirmeden, sadece varlığına dayanarak işlem tesis edemeyeceğini göstermektedir (kadimhukuk.com.tr, Güvenlik Soruşturması).