Bir davanın 'tespit davası' (HMK m. 106) olarak nitelendirilebilmesi için gereken temel şartlar nelerdir? 'Maddi vakıalar' neden tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz?
Bir davanın tespit davası olarak nitelendirilebilmesi için iki temel şart vardır: 1) Davanın konusunun bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının/yokluğunun ya da bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi olması gerekir. 2) Davacının bu tespiti istemekte hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerekir. Hukuki yarar, genellikle eda davası (bir şeyin verilmesi, yapılması veya yapılmaması talepli dava) açma imkanı bulunmadığında veya hakkın bir tehlike altında olması durumunda var kabul edilir. HMK m. 106/3 uyarınca 'maddi vakıalar' tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamazlar. Çünkü tespit davasının amacı, hukuki durumu netleştirmek ve bu konuda kesin hüküm elde etmektir. Maddi bir olayın (örneğin bir trafik kazasının nasıl olduğu veya bir taşınmazın bir yola cephesinin olup olmadığı) tespiti ise delil tespiti kurumunun konusudur. Tespit davası, bir hak veya hukuki ilişkiyi belirlerken bu maddi vakıaları inceleyebilir, ancak tek başına maddi vakıanın tespiti için açılamaz (barandogan.av.tr, HMK Madde 106).