Bir yargılama sırasında sanık hakkında suç duyurusunda bulunan hakimin, daha sonra aynı sanığın davasına bakması, hakimin tarafsızlığı açısından Yargıtay içtihatlarında nasıl bir ikilem yaratmaktadır? Yargıtay 8. ve 13. Ceza Dairelerinin farklı yaklaşımlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335931

Bu konuda Yargıtay daireleri arasında içtihat birliği bulunmamaktadır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 10.12.2020 tarihli kararı gibi kararlarında, suç duyurusunda bulunan hakimin aynı davada yargılama yapması, CMK m. 24 uyarınca 'tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir hal' olarak kabul edilmiş ve bozma nedeni sayılmıştır. Bu görüş, hakimin sanığın suçluluğu hakkında önceden bir kanaate vardığı (ihsas-ı rey) ve adil yargılanma hakkının (AİHS m. 6) zedelendiği fikrine dayanır. Buna karşılık, Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 20.10.2015 tarihli kararında ise suç duyurusunda bulunmanın bir soruşturma faaliyeti olmadığı, CMK m. 22 ve m. 23'te sayılan mutlak yasaklılık hallerinden olmadığı ve hakimin tarafsızlığını şüpheye düşüren bir sebep olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Bu görüş, usul ekonomisi ve dosyayı bilen hakimin yargılamayı daha etkin yürüteceği gibi pratik gerekçelere dayanmaktadır. Bu zıt kararlar, hakimin tarafsızlığı ilkesinin yorumlanmasında önemli bir hukuki ikilem olduğunu göstermektedir (sen.av.tr, Suç Duyurusunda Bulunan Hakim...).