HMK m. 106'da düzenlenen tespit davasının 'eda davasının öncüsü' olduğu ifadesi ne anlama gelmektedir? Bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335924

Tespit davasının 'eda davasının öncüsü' olması, genellikle bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı konusunda bir belirsizlik veya uyuşmazlık olduğunda, bu belirsizliği gidererek ileride açılacak bir eda (tazminat, alacak vb.) davasına hukuki bir zemin hazırlaması anlamına gelir. Yani tespit davası, henüz talep edilebilir hale gelmemiş veya miktarı netleşmemiş bir alacağa ilişkin hukuki durumu netleştirmek için açılır. Örneğin; bir iş kazası geçiren ve sürekli iş göremez hale gelen bir işçinin, iş göremezlik oranı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından henüz kesin olarak belirlenmemiştir. Bu oran belirlenmeden, işçinin işverenden talep edeceği maddi tazminatın (eda davası) tam miktarını hesaplaması mümkün değildir. Bu durumda işçi, öncelikle bir tespit davası açarak, kazanın bir 'iş kazası' olduğunun ve işverenin bu kazadan 'kusurlu' olduğunun tespitini isteyebilir. Bu tespit davasında alınacak kesin hüküm, daha sonra iş göremezlik oranı belli olduğunda açılacak olan tazminat (eda) davasında, iş kazasının varlığı ve işverenin kusuru konusunda güçlü bir delil veya kesin hüküm teşkil edecektir. Böylece tespit davası, eda davasının 'öncüsü' olmuş, onun hukuki altyapısını hazırlamış olur. (Kaynak: hmk-madde-106-tespit-davasi.html).