5237 sayılı TCK'da 'kullanım hırsızlığı' (m. 146) ile 'mala zarar verme' (m. 151) suçları hangi durumlarda birbirine karışabilir? Failin amacı bu iki suçun ayrımında nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335916

Kullanım hırsızlığı ile mala zarar verme suçları, failin kastının ve eylemin yöneldiği nihai sonucun farklı olduğu durumlarda birbirine karışabilir. Ayrım, failin 'amacı' üzerinden yapılır: * **Kullanım Hırsızlığı (TCK m. 146):** Failin amacı, malın kendisinden 'faydalanmak'tır. Malı geçici bir süre kullanıp iade etme kastıyla hareket eder. Eğer bu kullanım sırasında mala istemeden (taksirle) bir zarar verirse, bu durum kullanım hırsızlığı suçunun niteliğini değiştirmez. Fail, kullanım hırsızlığından cezalandırılır; taksirle mala zarar verme suçu TCK'da düzenlenmediği için ayrıca cezalandırılmaz (ancak hukuk davasında tazminat sorumluluğu doğar). * **Mala Zarar Verme (TCK m. 151):** Failin amacı, maldan faydalanmak değil, malın 'değerini düşürmek, yok etmek veya işlevsiz hale getirmek'tir. Yani kastı, doğrudan malın kendisine zarar vermeye yöneliktir. Örneğin, bir kişinin, hasmının arabasını kullanmak için değil, sadece lastiklerini patlatmak veya camlarını kırmak için bulunduğu yerden alması durumunda, amaç kullanma değil zarar verme olduğu için mala zarar verme suçu oluşur. İki suçun karıştığı en tipik durum, failin malı kullanma amacıyla alıp, daha sonra öfkelenerek veya başka bir nedenle kasıtlı olarak mala zarar vermesidir. Bu durumda, her iki suç da ayrı ayrı oluşmuş olur ve gerçek içtima kuralları (TCK m. 44 istisnası) gereği fail hem kullanım hırsızlığından hem de mala zarar verme suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).