Bir tefecilik davasında, sanığın 'çek kırdırma' suretiyle suç işlediği iddia ediliyorsa, mahkemenin maddi gerçeğe ulaşmak için sadece mağdurun beyanıyla yetinmesi yeterli midir? Yargıtay'a göre hangi ek araştırmalar yapılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335907

Hayır, mahkemenin sadece mağdurun beyanıyla yetinmesi yeterli değildir. Tefecilik suçunun ispatı, özellikle 'çek kırdırma' gibi karmaşık ve genellikle ticari bir işlem gibi gösterilen durumlarda, kapsamlı bir delil araştırması gerektirir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2015/7673 K. sayılı kararında da bu yönde bir yaklaşım sergilenmiştir. Mahkemenin yapması gereken ek araştırmalar şunlardır: 1. **Diğer Çek Hamillerinin Dinlenmesi:** Sanığın işyerinde veya üzerinde ele geçen diğer çeklerin yetkili hamilleri (lehtarları) tespit edilmeli ve tanık olarak dinlenmelidir. Bu kişilere, çekleri sanığa hangi hukuki ilişki (mal alımı, borç vb.) karşılığında verdikleri sorulmalıdır. 2. **Kolluk Araştırması:** Sanığın çevresinde, ticari camiada tefecilik yapıp yapmadığına dair detaylı bir kolluk araştırması (çevre soruşturması) yaptırılmalıdır. 3. **Vergi İnceleme Raporu:** En önemli delillerden biri, sanığın ticari defterleri ve kayıtları üzerinde bir vergi incelemesi yaptırılmasıdır. Vergi müfettişlerince hazırlanacak bir rapor, sanığın gelir-gider dengesini, fatura ve çek hareketlerinin ticari faaliyetleriyle uyumlu olup olmadığını ve kayıt dışı bir gelirinin bulunup bulunmadığını ortaya koyabilir. Bu deliller bir bütün olarak değerlendirilmeden, sadece bir kişinin soyut beyanına dayanılarak mahkumiyet veya beraat kararı verilmesi, 'eksik inceleme' nedeniyle Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılacaktır. (Kaynak: tefecilik-sucu-cezasi-nedir-tck.html).