HMK'nın 125/2. maddesi, bir davanın açılmasından sonra dava konusunun davacı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde nasıl bir usul öngörmektedir? Bu durumun taraf sıfatına etkisi nedir?
HMK m. 125/2, dava konusunun davacı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi durumunda, davalının rızasına bağlı olmayan bir taraf değişikliği usulü öngörür. Bu maddeye göre, davayı devralan üçüncü kişi, 'görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.' Bu usulün işleyişi ve taraf sıfatına etkisi şöyledir: 1. **Taraf Değişikliği:** Dava konusunu (örneğin, bir taşınmazı) devralan yeni kişi, eski davacının (devredenin) yerine geçerek 'davacı' sıfatını kazanır. Eski davacının taraf sıfatı sona erer. 2. **Davalının Rızası Gerekmez:** Davalının bu taraf değişikliğine muvafakat etmesi (rıza göstermesi) gerekmez. Bu, davalının dava konusunu devretmesinden (HMK m. 125/1) farklı bir durumdur. 3. **Davanın Kaldığı Yerden Devamı:** Yeni davacı, davayı sıfırdan başlatmaz. Dava, devir anında hangi aşamadaysa (delillerin toplanması, bilirkişi incelemesi vb.) o aşamadan itibaren devam eder. Yeni davacı, önceki davacının yaptığı usul işlemlerine ve topladığı delillere tabidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/17592 K. sayılı kararında da, muhdesat tespiti davası devam ederken payını devreden davacıların yerine, yeni maliklerin davacı sıfatıyla davaya dahil edilmesi ve kendilerine delillerini sunma imkanı tanınması gerektiği, bu yapılmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu, HMK m. 125/2'nin uygulanmasına bir örnektir. (Kaynak: hmk-madde-353-durusma-yapilmadan-verilecek-kararlar.html).