Devlete ait bir mera parselinden satmak amacıyla izinsiz olarak taş ve kum çıkarmak eylemi, TCK m. 154'teki 'hakkı olmayan yere tecavüz' suçunu mu, yoksa TCK m. 141'deki 'hırsızlık' suçunu mu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki görüşü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335901

Bu eylem, TCK m. 141'de düzenlenen 'hırsızlık' suçunu oluşturur. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu (TCK m. 154), bir taşınmaz malın veya eklentilerinin kısmen veya tamamen işgal edilmesi, sınırlarının değiştirilmesi gibi fiillerle işlenir ve taşınmazın 'zilyetliğine' yönelik bir suçtur. Taşınmazın kendisi veya bütünleyici parçaları üzerinde tasarrufu konu alır. Hırsızlık suçu ise, bir 'taşınır malın' zilyedinin rızası olmadan alınmasıdır. Mera parselinden çıkarılan taş ve kum, topraktan ayrıldığı anda 'taşınır mal' niteliği kazanır. Failin amacı, araziyi işgal etmek değil, bu taşınır malları alıp götürerek kendisine veya başkasına yarar sağlamaktır. Bu nedenle, eylemin hukuki niteliği hırsızlıktır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 09.10.2019 tarihli, 2018/104 E. ve 2019/11970 K. sayılı kararında da bu durum açıkça belirtilmiş ve 'sanığın suça konu 925 numaralı mera parselinden satmak amacıyla taş ve kum çıkarmak şeklindeki eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hakkı olmayan yere tecavüz suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi' bozma nedeni sayılmıştır. Suçun mağduru ise, arazinin sahibi olan Devlettir (Hazine). (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).