Zilyedin, kendisinden çalınan malı, olayın hemen ardından değil de araya zaman girdikten sonra hırsızdan zorla geri alması eylemi, ceza hukuku açısından nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335899

Bu eylem, TCK m. 141 kapsamında hırsızlık suçu veya TCK m. 148 kapsamında yağma suçu oluşturmaz, ancak TCK m. 150'de düzenlenen 'Hakkı olan alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması' (ihkak-ı hak) suçu kapsamında değerlendirilebilir. Ayrım şöyledir: * **Meşru Müdafaa:** Eğer zilyet, hırsızlık eylemi devam ederken veya bittikten hemen sonra, 'kesintisiz bir takip' ile haksız saldırıyı defetmek ve mal üzerindeki zilyetliğini korumak amacıyla hırsıza müdahale ederse, bu eylem meşru müdafaa (TCK m. 25) kapsamında kalabilir ve hukuka uygun olur. * **İhkak-ı Hak:** Ancak, olayın üzerinden belirli bir zaman geçtikten sonra, yani saldırı sona erdikten ve hırsız mal üzerinde hakimiyet kurduktan sonra, zilyedin kendi hakkını (mülkiyet hakkını) kendi gücüyle ve zor kullanarak (cebir veya tehdit) almaya çalışması, devletin yargı gücünü kullanmak yerine 'kendiliğinden hak alma' anlamına gelir. Bu durum, TCK m. 150'de özel olarak düzenlenmiştir. Bu suç, yağma suçuna göre daha az cezayı gerektiren bir nitelikli haldir. Zilyedin eylemi bu madde kapsamında değerlendirilir. Metinde de bu duruma işaretle, 'araya zaman girdikten sonra mağdur tarafından malın hırsızdan geri alınması halinde, elbette TCK m.141’in ihlali gündeme gelmeyecek olsa bile, TCK m.150’de düzenlenen “ihkak-ı hak” müessesesinin tatbiki tartışılabilecektir' denilmektedir. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).