Hırsızlık suçunun konusu olan malın değerinin az olması (TCK m. 145) ile hırsızlık suçunun konusunun yokluğu (işlenemez suç) arasındaki temel fark nedir?
İki durum arasındaki temel fark, suçun maddi konusunun varlığı veya yokluğuna ilişkindir. * **Değeri Az Olan Mal (TCK m. 145):** Bu durumda suçun maddi konusu olan 'taşınır mal' mevcuttur. Suç tamamlanmış veya teşebbüs aşamasında kalmıştır. Ancak, çalınan bu malın ekonomik değeri objektif olarak 'az'dır. Kanun koyucu, bu durumda fiilin haksızlık içeriğinin az olduğunu kabul ederek, faile verilecek cezada indirim yapılmasına veya ceza vermekten vazgeçilmesine imkan tanımıştır. Yani, suç oluşmuştur ancak cezası hafifletilmektedir. * **Suç Konusunun Yokluğu (İşlenemez Suç):** Bu durumda ise, failin çalmayı hedeflediği 'taşınır mal' fiilin işlendiği anda ve yerde mevcut değildir. Suçun maddi konusu yoktur. Örneğin, tamamen boş bir cebe el sokmak veya içinde hiçbir şey olmayan bir eve hırsızlık için girmek. Suçun maddi konusu olmadığı için, fiilin neticeyi (malın alınması) doğurması mutlak olarak imkansızdır. Bu nedenle, ortada tamamlanmış veya teşebbüs edilmiş bir suç yoktur; 'işlenemez suç' vardır ve fail cezalandırılmaz. (Yargıtay'ın nispi yokluk halinde teşebbüsü kabul ettiği unutulmamalıdır). Kısacası, birinde 'az değerli de olsa bir mal' vardır ve suç oluşur, diğerinde ise 'hiç mal yoktur' ve suç oluşmaz. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).