Bir ceza davasında, 'rastlantı sonucu elde edilen' ve CMK m. 135/6'da sayılmayan suçlara (örneğin tehdit, yaralama) ilişkin telefon dinleme kayıtları delil olarak kullanılabilir mi? Bu durumun hukuki dayanağını ve Yargıtay'ın yaklaşımını açıklayınız.
Hayır, kural olarak kullanılamaz. CMK m. 138/2, 'Tesadüfen Elde Edilen Deliller' başlığı altında bu durumu düzenler. Bu maddeye göre, telekomünikasyonun denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandıran bir delil elde edilirse, bu delil 'ancak CMK m. 135'te sayılan katalog suçlarla ilgili olması halinde' kullanılabilir. Tehdit ve kasten yaralama suçları, CMK m. 135'teki katalog suçlar arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla, örneğin bir uyuşturucu ticareti soruşturması için yapılan yasal bir dinleme sırasında, sanığın bir başkasını tehdit ettiğine veya yaraladığına dair bir konuşma kaydına rastlanırsa, bu kayıt o tehdit veya yaralama suçunun soruşturmasında veya kovuşturmasında 'delil olarak' kullanılamaz. Bu kayıt, sadece yeni bir suç şüphesi olarak kabul edilir ve Cumhuriyet savcısına bildirilerek bu suçla ilgili ayrı bir soruşturma başlatılmasına neden olabilir. Ancak bu yeni soruşturmada delillerin, dinleme kaydı dışındaki başka yöntemlerle (tanık beyanı, mağdur şikayeti vb.) toplanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.09.2011 tarihli, 2011/4-141 E. ve 2011/184 K. sayılı kararında da, mahkemenin 'rastlantı sonucu elde edilen ve CMK'nın 135/6 ncı maddesinde sayılmayan tehdit ve yaralama suçlarına dair konuşmaların ne suretle kanıt kabul edildiğini tartışmadan' hüküm kurması, CMK m. 138'e aykırılık olarak görülmüş ve bozma nedeni sayılmıştır. (Kaynak: cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html).