Hırsızlık suçunun konusu olan taşınır malın 'iktisadi bir değere' sahip olması zorunlu mudur? Sadece manevi değeri olan bir eşyanın (örneğin, bir mektup, bir fotoğraf) çalınması hırsızlık suçunu oluşturur mu?
Bu konu doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, TCK m. 141'in lafzı ve kanunun sistematiği dikkate alındığında, çalınan malın 'iktisadi bir değere' sahip olması zorunlu değildir. Sadece manevi değeri olan bir eşyanın çalınması da hırsızlık suçunu oluşturur. Gerekçeler şunlardır: 1. **Kanunun Lafzı:** TCK m. 141, 'taşınır bir mal' ifadesini kullanmış, bu malın ekonomik bir değere sahip olması gerektiğine dair ek bir şart getirmemiştir. 'Mal' kavramı, hukuken bir kişinin mülkiyeti altında bulunan taşınır veya taşınmaz varlıkların bütününü ifade eder ve bu tanım zorunlu olarak bir piyasa değeri aramaz. 2. **Manevi Yarar:** Suçun manevi unsuru 'kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak'tır. Bu yararın da illa ki maddi olması gerekmez. Fail, bir başkasının özel mektubunu veya fotoğrafını çalarak manevi bir tatmin veya başka bir manevi yarar elde etme amacıyla hareket edebilir. 3. **Değeri Az Olan Mal (TCK m. 145):** Kanun koyucu, çalınan malın değerinin az olmasını, suçu ortadan kaldıran bir sebep olarak değil, sadece cezada indirim yapılmasını veya ceza vermekten vazgeçilmesini gerektiren bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir (TCK m. 145). Bu da göstermektedir ki, malın değerinin olmaması veya çok az olması suçu ortadan kaldırmaz. Eğer iktisadi değer bir unsur olsaydı, değeri olmayan malın çalınması en baştan suç teşkil etmezdi. Bu nedenlerle, bir kişinin özel mektubunun, günlüğünün veya aile fotoğrafının rızası olmadan alınması, failin yarar sağlama kastı da varsa, hırsızlık suçunu oluşturur. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).