6545 sayılı Kanun ile TCK m.102/5'te yer alan 'suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması' ağırlaştırıcı nedeninin kaldırılmasının, 28 Haziran 2014'ten önce işlenmiş suçlar açısından 'lehe kanun' uygulaması (TCK m.7) bağlamında ne gibi sonuçları vardır? Yazarın 'kül uygulama' esasına yönelik eleştirisi nedir?
Makalede (Sarkıntılık ve Cinsel Saldırı), TCK eski m.102/5'teki ağırlaştırıcı nedenin yürürlükten kaldırılmasının, 28 Haziran 2014'ten önce işlenmiş suçlar için de uygulanması gereken lehe bir durum olduğu savunulmaktadır. Yazar, bunun bir 'lehe kanun' tespiti meselesi olmaktan çok, 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesinin bir gereği olduğunu, zira yürürlükten kalkan bir hükmün artık uygulanamayacağını belirtmektedir. 'Kül uygulama' esasına (yani eski ve yeni kanunun tümden karşılaştırılarak lehe olanın bütün olarak uygulanması) yönelik eleştirisi ise şudur: Yargıtay'ın benimsediği bu görüşe göre, lehe kanun tespitinde yürürlükten kaldırılan aleyhe hüküm (eski m.102/5) yok sayılamaz ve mukayesede dikkate alınır. Yazar bu görüşe katılmamaktadır çünkü kanun koyucunun iradesi bu ağırlaştırıcı nedeni tamamen ortadan kaldırmak yönündedir. Yürürlükten kaldırılmış aleyhe bir hükmün, lehe kanun tespiti amacıyla bile olsa dikkate alınması, kanunilik ilkesine ve kanun koyucunun amacına aykırıdır. Bu nedenle, 28.06.2014 öncesi suçlarda, eski TCK m.102 uygulanırken, artık var olmayan m.102/5 hükmü göz ardı edilmelidir.