CMK m. 109/4'te belirtilen 'maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen' şüpheli hakkında tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilmesi için gerekli olan tespit nasıl ve kim tarafından yapılır?
CMK m. 109/4'te belirtilen bu durumun tespiti, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılır. Bu maddeye göre tespit süreci şöyledir: 1. **Tam Teşekküllü Devlet Hastanesi Raporu:** Öncelikle, şüphelinin durumu tam teşekküllü bir Devlet hastanesinin sağlık kurulunca düzenlenecek bir raporla belirlenir. 2. **Adli Tıp Kurumu Onayı:** Bu sağlık kurulu raporunun, Adli Tıp Kurumu tarafından incelenerek onaylanması gerekir. Dolayısıyla, şüphelinin 'hayatını yalnız idame ettiremediği' yönündeki tespit, sadece herhangi bir doktor raporuyla değil, Adli Tıp Kurumu'nun onayından geçmiş nitelikli bir sağlık kurulu raporuyla yapılmalıdır. Bu tespit yapıldığında, mahkeme veya hakim, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar 'verebilir'. Bu bir zorunluluk değil, takdir hakkıdır. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/2591 K. sayılı kararında da, Adli Tıp Kurumu'nun bu yöndeki raporu uyarınca sanığın adli kontrolle salıverilmesine karar verilmiştir. (Kaynak: cmk-madde-109-adli-kontrol.html).