Hırsızlık suçuna teşebbüs ile gönüllü vazgeçme (TCK m. 36) arasındaki fark nedir? Hırsızlık amacıyla girdiği evde ev sahibinin uyanması üzerine çaldığı eşyayı bırakıp kaçan failin durumu ile aynı evde kimse uyanmadığı halde pişman olup eşyayı yerine bırakıp giden failin durumunu karşılaştırınız.
İki durum arasındaki temel fark, failin suçu tamamlamaktan vazgeçmesinin nedeninin 'içsel' (kendi iradesi) mi yoksa 'dışsal' (zorunlu) mı olduğudur. 1. **Teşebbüs (Dışsal Nedenle Tamamlayamama):** Hırsızlık amacıyla eve giren ve eşyayı alan fail, ev sahibinin uyanması, alarmın çalması veya polisin gelmesi gibi kendi iradesi dışındaki bir engel nedeniyle suçu tamamlayamadan (malı kendi hakimiyet alanına sokamadan) kaçmak zorunda kalırsa, eylemi 'teşebbüs' aşamasında kalır (TCK m. 35). Burada fail, aslında suçu tamamlamak istemekte ancak dış bir engel nedeniyle bunu başaramamaktadır. Bu nedenle teşebbüsten dolayı cezalandırılır. 2. **Gönüllü Vazgeçme (İçsel Nedenle Vazgeçme):** Hırsızlık amacıyla eve giren ve eşyayı alan fail, herhangi bir dış engel olmamasına rağmen, kendi iç dünyasında yaşadığı bir pişmanlık, acıma veya yakalanma korkusu gibi subjektif bir nedenle, suçu tamamlama imkanı varken kendi iradesiyle bundan vazgeçer ve eşyayı yerine bırakıp giderse, 'gönüllü vazgeçme' (TCK m. 36) söz konusu olur. Bu durumda fail, hırsızlık suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Ancak, vazgeçme anına kadar gerçekleştirdiği fiiller (örneğin, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme) ayrı bir suç oluşturuyorsa, sadece o suçlardan sorumlu tutulur. (Kaynak: hirsizlik-sucu-tck-141.html).