5271 sayılı CMK'nın 181/1. maddesi uyarınca istinabe (naip hakim aracılığıyla) suretiyle dinlenen tanığın ifadesinin duruşmada delil olarak kullanılabilmesinin şartları nelerdir?
CMK m. 181/1, naip hakim veya istinabe olunan mahkeme tarafından yapılan sorgu ve dinlemelerin, kanunun zorunlu kıldığı hâllerde, 'duruşmada anlatılmasıyla' delil olarak kullanılabileceğini düzenler. Bu ifadenin delil olarak kullanılabilmesinin temel şartları şunlardır: 1. **İstinabe Kararının Varlığı:** Öncelikle, mahkemenin usulüne uygun bir istinabe kararı vermiş olması gerekir. 2. **Yeniden Dinlenememe:** Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, istinabe bir istisnadır. Eğer tanığın asıl mahkemede (doğrudanlık ilkesi gereği) dinlenmesi mümkünse, bu yola başvurulmalıdır. Yeniden dinlenmesi mümkün olmayan veya çok zor olan tanıklar için istinabe yoluna gidilir. 3. **İfade Tutanağının Dosyaya Girmesi:** İstinabe yoluyla alınan ifadenin tutanağının asıl dava dosyasına fiziken girmesi gerekir. 4. **Duruşmada Okunması ve Tartışılması:** En önemli şart, bu ifade tutanağının duruşmada okunması (CMK m. 209) ve okunduktan sonra taraflara bu beyana karşı diyeceklerinin sorulmasıdır (CMK m. 215). Tarafların tartışmadığı bir delil hükme esas alınamaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/15780 K. sayılı kararında, görevsiz mahkemede dinlenen (istinabeye benzer bir durum) tanıkların anlatımlarının duruşmada okunup değerlendirilmemesi bozma nedeni sayılmıştır. Bu durum, istinabe ile dinlenen tanıklar için de geçerlidir. (Kaynak: cmk-madde-215-dinleme-ve-okumadan-sonra-diyecegin-sorulmasi.html).