5271 sayılı CMK'nın 101/3. maddesi uyarınca tutuklama talebiyle sorguya sevk edilen şüpheli veya sanığa müdafi görevlendirilmesi zorunluluğunun kapsamı nedir? Bu zorunluluk, tutukluluğun devamı veya uzatılması kararlarında da geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335847

CMK m. 101/3'teki 'Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.' hükmü, 'ilk tutuklama' anına özgü, özel bir zorunlu müdafilik halidir. Bu hükmün kapsamı ve sınırları şöyledir: * **Kapsamı:** Soruşturma veya kovuşturma evresinde, savcılığın talebi üzerine bir şüpheli veya sanık ilk kez tutuklanması istemiyle sulh ceza hakimliğinin veya mahkemenin önüne çıkarıldığında, yanında mutlaka bir müdafi bulunmak zorundadır. Bu zorunluluk, isnat edilen suçun ceza miktarına, sanığın yaşına veya akli durumuna bakılmaksızın ve sanığın bir talepte bulunup bulunmadığına bakılmaksızın uygulanır. Bu, kanunun getirdiği mutlak bir şarttır ve uyulmaması, yapılan sorguyu ve verilen tutuklama kararını hukuka aykırı hale getirir. * **Sınırları:** Metinde de belirtildiği gibi, bu özel zorunluluk sadece 'ilk tutuklama talebi' anı için geçerlidir. Tutuklama kararı verildikten sonraki aşamalarda, örneğin; tutukluluğa itirazın incelenmesinde, tutukluluk incelemelerinde (CMK m. 108), tutukluluğun devamı veya uzatılmasına ilişkin kararların verildiği duruşmalarda CMK m. 101/3'teki bu mutlak zorunluluk uygulanmaz. Bu sonraki aşamalarda zorunlu müdafilik, ancak CMK m. 150/2-3'te sayılan genel şartların (çocuk, malul, sağır-dilsiz olma veya cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması) varlığı halinde söz konusu olur. (Kaynak: 05.11.2020-tarihli-ycgk-karari-ve-zorunlu-mudafiligin-siniri).