Adli kontrol kararının, CMK'nın 109/7. maddesi uyarınca 'tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında' uygulanmasının temel amacı ve hukuki mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #335846

CMK m. 109/7'nin temel amacı, kanunda öngörülen azami tutukluluk süreleri (ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde en çok iki yıl vb.) dolduğu için mecburen serbest bırakılan, ancak haklarındaki kuvvetli suç şüphesi ve kaçma veya delil karartma tehlikesi devam eden sanıkların, yargılamanın sonuna kadar denetim altında tutulmasını sağlamaktır. Hukuki mantığı şudur: * **Kişi Hürriyetinin Korunması:** Anayasa ve AİHS, tutukluluğun makul bir süreyi aşmamasını emreder. CMK'daki azami tutukluluk süreleri bu ilkenin bir gereğidir. Bu süreler dolduğunda sanık, hakkındaki şüphe ne kadar kuvvetli olursa olsun serbest bırakılmak zorundadır. * **Kamu Düzeninin ve Yargılamanın Selametinin Sağlanması:** Ancak, bu zorunlu salıverme, yargılamanın selameti açısından riskler (sanığın kaçması, delilleri yok etmesi, tanıklara baskı yapması vb.) yaratabilir. * **Denge Kurma:** CMK m. 109/7, bu iki menfaat arasında bir denge kurar. Sanığın kişi hürriyetine yönelik en ağır müdahale olan tutukluluğa son verilirken, adli kontrol gibi daha hafif bir koruma tedbiriyle yargılamanın sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve sanığın denetim altında tutulması sağlanır. Kısacası bu hüküm, azami tutukluluk sürelerinin dolmasıyla ortaya çıkabilecek denetimsizlik boşluğunu, tutuklamaya alternatif bir koruma tedbiri olan adli kontrol ile doldurmayı amaçlamaktadır. (Kaynak: cmk-madde-109-adli-kontrol.html).